Dil Seçin

turkce Türkçe

Duyurular

Ağva'nın Tarihi

Ağva'nın Tarihi

Ağva, Hititler, Frigler, Romalılar ve Osmanlılar gibi bir çok uygarlığın geçiş yeri olmuş. M.Ö. 7.yy. uzanan tarihin kalıntılarına Ağva’ ya bağlı civar köylerde rastlamak mümkün Kilimli parkuru başlangıcındaki Roma dönemine ait lahit bunlardan biri. Henüz arkeolojik kazılara başlanmamasına rağmen eldeki bulgular Kilimli bölgesinin eski Roma yerleşkesi olduğunu gösteriyor. Daha sonraki dönemlerde Türklerle birlikte bugünkü yerleşimine taşındığı görüşü hakim. Kalemköy de Ağva’nın eski yerleşkelerden biri. Bu bölgede Romalılara ait kilise kalıntıları ve mezar taşları bulunuyor. Hacıllı köyünde, 3.yy. sonu – 4.yy. başlarında bulunan Gürlek Mağarası, Hisar Tepe’ de bulunan kale kalıntısı, Sungurlu mahallesindeki dağ değirmeni önemli buluntular.

Ağva’ya 14. yüzyılın ikinci yarısında Konya, Karaman ve Balıkesir’den gelen Türkmen boyları yerleşmişler. Bugünkü Ağvalılar da aynı Türkmen boylarının çocukları. Ağva ve çevresinde yaşam çok eskiye dayanmaktadır.

Yapılan yüzey araştırmalarında Ağva ve çevresinin tarih öncesinde (Cilalı Taş Devri) iskan edildiğini ve İstanbulun ilk yerleşim bölgesi olduğu saptanmış. Karadeniz sahil kesidinde yapılan prehistorik çalışmalarda Ağva ve çevresinde Peleolitik çağın muhtelif bölümlerine ve özellikle Epi-Paleolitik döneme ait birçok konak yeri saptanmıştır.

Ağva ve civarında bilinen ilk yerleşim denizci bir kavim olan Miletler tarafından M.Ö. 8. y.y.da olmuş ve buralarda bir takım ticaret kolonileri kurulmuş. M.Ö. 7. y.y.’da Miletler tüm Karadeniz kıyı şeridine yayılarak birçok devamlı ve kuvvetli kıyı şehirleri kurmuşlar.

Ağva ve civarı Antik çağda iki defa istilaya uğramış, birinci istila eski yunanlıların Pers seferinden geri dönüşlerinde komutanları Xenophon tarafından, ikincisi ise kıyı şeridini takip ederek ilerleyen Roma komutanı Lucullus tarafından gerçekleştirilmiştir.

Ağva ve civarı Selçuklular döneminde Kutalmışoğlu Süleyman Şah ile 1090 senesinde ele geçmiş ve Türk topraklarına dahil edilmiş. 1097 senesinde I. Haçlı orduları Ağva ve civarını Selçuklulardan geri almış ve bir müddet Latin egemenliği hüküm sürmüş. 14. y.y.a kadar Ağva ve civarı Bizans uç kalelerinden biri olarak kalmış. Osmanlılar zamanında Ağva ve civarı Yıldırım Beyazıt döneminde fethedilmiş. Buralar Osmanlıların ilk dönemlerinde Anadolu’dan getirilen Türkmen aşiretleri tarafından iskan ettirilmiştir.

Ağva ve civarında değişik yerlere yerleşen Türkmen aşiretlerinin lâkapları kurdukları yerleşim birimlerinin de ismini oluşturmuştur. Hasanoğulları ( Hasanlı köyü ). Çengiloğulları (Çengilli Köyü), Gökçeler (Göçe Köyü), Gökmenler (Gökmaslı Köyü), Çitaklar (Çataklı Köyü), Karamanoğulları (Karamandere Köyü), Yakupoğulları (Yakuplu Köyü), Isaoğulları (Isa köy ) gibi…

Yemyeşil bir doğa, eşsiz güzellikte bir nehir, masmavi bir deniz, tertemiz hava, birbirinden lezzetli balıklar... İşte Karadenizin incisi Ağva... Bahar ve yaz aylarında olduğu kadar artık kışın da şehrin gürültüsünden kaçmak ve huzur içinde bir tatil geçirmek isteyen kişilerin bir numaralı tercihi konumuna gelmiş, resmi kayıtlarda Yeşilçay olarak geçse de hala Ağva olarak bilinen bu eşsiz belde İstanbula 97 km uzaklıkta... İstanbulun kuzeydoğusunda ve Karadeniz kıyısında yer alan Ağva, huzurlu hafta sonu kaçamakları için ideal bir belde...

İzmitin Çal Tepesinden doğup gelen Göksu ve Yeşilçay dereleri arasındaki deltaya kurulan bu şirin beldenin belki de en çekici yanı bu derelerin yemyeşil kıyıları. Ağva Otelleri ve restoranlar buralara kurulmuş, yörenin tüm aktiviteleri bu kıyılarda gerçekleştiriliyor. Ağva, Hititler, Frigler, Romalılar ve Osmanlılar gibi bir çok uygarlığın geçiş yeri olmuş bir belde. M.Ö. 7.yy. uzanan tarihin kalıntılarına Ağva ya bağlı civar köylerde rastlamak mümkün.Kalem köy de Romalılara ait kilise kalıntıları ve mezar taşları, Hacıllı köyünde, 3.yy. sonu - 4.yy. başlarında bulunan Gürlek Mağarası, Hisar Tepe de bulunan kale kalıntısı, Sungurlu mahallesindeki dağ değirmeni önemli buluntulardır. Ağvaya 14. yüzyılın ikinci yarısında Konya, Karaman ve Balıkesirden gelen Türkmen boyları yerleşmişler. Bugünkü Ağvalılar da aynı Türkmen boylarının çocukları.

Ağva, Karadeniz kıyısında 3 km. Uzunluğunda kumsala sahip. Doğal plajı ve doğa harikası yeşili, etrafında yer alan bakir koylar, adacıklar, ormanlarla doğallığın iç içe ve oksijen oranının çok yüksek olduğu bir bölge. Kilimli Koyu, Gelin Kayası, Saklı Göl mutlaka keşfedilmesi gereken yerler. Gelin Kayası denmesinin sebebi, beyaz olması ve duvaklı bir geline benzemesi. Gelin Kayasının bu adı almasının sebebine gelince, beyaz olması ve duvaklı bir geline benzemesi. Balık avlamaya meraklıysanız Ağva kıyıları sizin için biçilmiş kaftan. Burada balığa doyacaksınız. Ağva, Karadenizin kıyısı olması nedeniyle burada her tür balık bulunuyor. Ağvanın merkezindeki gözünüze çarpacak en önemli şeyler balıkçı tekneleri olacaktır. Balıkçılarla sohbet edebilir, çay içebilir hatta birlikte balığa bile çıkabilirsiniz. Yöredeki tesislerde her zaman mevsimin taze balıklarını bulabilirsiniz.

Eşsiz tabitatıyla keşfedilmeye hazır Ağvada, yaz kış su sporları (dere kıyısında kano, deniz bisikleti) kış aylarında fitness, doğası itibariyle trekking ve avcılık yapabilirsiniz. Ormanda yürüyüş, koşu, bisiklet, kamping gibi aktiviteler için son derece uygun olan Ağva, yazın Karadenizin hırçın sularında serinlemek isteyenler için de ideal.

Kaplumbağa, ceylan, kurt, çakal, yaban domuzu, tilki, sincap, birçok kuş türü özellikle yalı çapkını barındıran Ağva avlanmaya da çok uygun.Temiz havayı buram buram solumak, romatizmal hastalıklara iyi geldiği söylenen şifalı kumsalında yürümek, dere kıyısındaki restoranlarda lezzetli balıkları tatmak da Ağvanın keyfine varırken ihmal etmemeniz gerekenler.